28 Kasım 2008 Cuma

işte bu idare edilmez!


Diyarbakırda, geçen yıl, yaşları 7 ile 13 arasında değişen 4 kız çocuğuna cinsel tacizde bulunan, 3 ay tutuklu yargılandıktan sonra serbest bırakılan kişi, yargılama sonunda 10 yıl hapis cezası alıyor. Ama hazret!, eşi ile birlikte hacca gitmek üzere bindiği uçaktan son anda polislerce indirilerek tutuklanıyor.
Olaya hangi taraftan bakacaksınız,bu adam nasıl pasaport aldı,nasıl vize aldı,kontroldan nasıl geçti diye sormayın, nurani bir yüzü vardır herhalde... yanında da çarşaflar içinde helali?! hanımı,elinde tespih, adam islamın farzlarından birini eda etmeye gidiyor, şüpheye ,tetkike gerek var mı...büyük vebali olur allah korusun! Bir de diğer tarafı var, kutsal kitap ne yazıyor, harama el ve dil uzatma,uçkuruna sahip ol,nefsine sahip çık... filan, ayrıca haremi hanımefendi de bu suçu biliyor ve hiçbir şey olmamış gibi yanında yer alıyor. Bunlar kutsal topraklara gidecekler,peygamberimizden ve yüce tanrıdan tam tabiri ile şefaat dileyecekler ve yüce affa kavuşacaklar ve sonra içleri huzur, kalpleri iyilik ve sevgi dolu olarak aramıza dönecekler. Sonra mı sonrası şeytana yeniden iş düşerde hazreti yeni bir tacize zorlarsa kulun suçu ne!...
Ben, en çok bu kişilerin karılarına kafayı takıyorum, nasıl bundan önce de eski katillerden bir sapık yazarımız da, taciz ve hatta tecavüz sebebi ile bir süre mahpusta kalmış ama yüksek adli tıp! kurulumuz, tecavüze uğrayan küçük kızın ruhsal durumunda herhangibir arıza!..görmediğini beyan edip de sapığı serbest bırakınca sevgili ve sadık ve de türbanlı eşi gülücüklerle onu hapishane kapısında karşılayıp, evine götürmüştü. İşte bu hazretin karısı da haç dönüşü , sadık ve affedici ve de kocasının kesinlikle iftiraya kurban gittiğine inanarak, büyüklerimizden! af bekleyecektir.
Ey! bütün hatunlar, şunu bilin ki bütün bu tarz suçların kendinize, çocuklarınıza, yakınlarınıza yönelebileceği olasılığı her zaman vardır. Hemcinslerinizi aydınlatın,birlik olun,kuvvetli ve sağlam olun, olun ki kirli eller sizlerden uzak olsun...
İnsanca yaşamak zordur,bu ülkede kadın olmak da zordur ama pes etmek yoktur...

27 Kasım 2008 Perşembe

İDARE ETMEK

" İdare et" sözü benim insanlarımın, zor duruma düştüklerinde,karşı tarafı belki yumuşatır da,olumlu bir tutum sergilemeye ikna ederim diye sık olarak kullandıkları bir tavır, bir tarzdır.
......biletle girilen bir yer biletsiz girmeye kalkışırken,
.......araba ile sürat yapıp,polise yakalanınca,
.......herkesin saatlerce beklediği bir sıraya aradan kaynamaya kalkarken yakalanınca,
.......karaborsa birşey satarken yakalanınca,
Yüzlerce misal akla gelebilir bu konuda ve bu tavırdaki esas sergilenen zavallılık,kolaycılık,avantacılık ama aslında hinoğlu hinliktir.
Esas anlamı ile idare etmek ise bir beceri,birikim, akıl ve üstün özellikler gerektirir.
......bir orkestrayı idare etmek,
.......bir kulübü veya şirketi idare etmek,
.......bir bakanlığı,hükümeti,devleti idare etmek,
Bu işe soyunan bir kişi aklını, becerisini, kariyerini, üstün ve doğru karar verme yetisini ve dürüstlüğünü kullanacak,bu iş için en doğru kişi olduğunu herkese kanıtlayacaktır, doğrusu da budur.
Ancak işler her zaman bu şekilde yürümüyor ve hayal kırıklıkları, kızgınlık dolu tepkiler, bu başarısız idarecilere sorumluluklarını göstermesine karşın,kusurluyum diyeni bugüne kadar görmedik.
İşte o zaman geriye dönüyor ve bu beceriksiz zavallılar için onlar namına şunu söylüyoruz.
İdare et millet!!!!......

26 Kasım 2008 Çarşamba

Bloguma Hosgeldınız...

Bugun gelınım ve oglum(Ali) sayesınde blog yazmaya basladım. Hadı hayırlsı dıyelım...